Şimşeğin Yolculuğu
Hint mitolojisi, dünyaca ünlü bir ustanın emrinde harp tekniklerini öğrenen genç bir prensten söz eder. Eğitiminin sonunda Beş Silahlı Prens ünvanını alan bu genç adam, ordusuna katılmak üzere kral babasının şehrine dönerken bir ormanın kenarına gelir. Yakınlardaki köyün sakinleri onu uyarır: “Saygıdeğer prens, bu ormana girmeyin. İçinde bir dev yaşar ve gördüğü herkesi öldürür.”
Prens bu sözlere aldırmaz ve yoluna devam eder. Az sonra devle karşılaşır. Dev ona “Dur!” der, “Benim esirimsin.”
Ancak prens ne kaçacak ne de teslim olacaktır. Dövüşmeyi ve gücünü sınamayı tercih eder. Beş silahının beşini de kullanır. Ne var ki devin teninde bir çizik bile açamaz.
Yine de pes etmemeye kararlıdır. Yumruklarını, tekmelerini ve kafasını kullanarak saldırır. Nafile…
Dev en ufak bir hasar almamasına karşın şaşırmıştır. Kendisini gören herkes ölesiye korkarken bu genç adamın bunca cesur durması ve saldırmayı sürdürmesi onu düşündürür: “Bu aslan gibi bir adam, soylu bir doğumun adamı – adam değil yalnızca! Benim gibi bir dev tarafından yakalandığı halde ne titriyor, ne sarsılıyor! Bu yolda durdum duralı onun bir eşini görmedim! Tuhaf, niye korkmuyor?”
Prens onu şöyle yanıtlar: “Senden korkmamın bir anlamı yok zira yaşamda ölüm mutlak bir şeydir. Dahası, karnımda silah olarak bir şimşek var. Beni yesen de, o silahı hazmedemezsin. İçini dilimlere, parçalara ayıracak ve öldürecek seni. O zaman ikimiz de yok olacağız.”
Prensin sözünü ettiği şimşek, bilgeliktir. Ve biz bu prensin adını, önceki bir yaşantısından biliyoruz: Buddha.
Ama şimşek yalnızca Buddha’nın bilgeliğini simgelemez. Eski Mezopotamya’da Asur ve Babil medeniyetlerinden miras resimlerde de aynı bağlantıya rastlarız.
Ve elbette Yunanistan’da. Zeus’un sembolünün şimşek olduğunu herhalde hepimiz biliriz. Gel gelelim, Zeus’un Kronos’la karşılaşmasını pek azımız okumuştur.
Kronos, Olimpos Dağı’ndaki tanrıların çoğunu yutar ancak tıpkı devle karşılaşan Buddha örneğinde olduğu gibi, şimşek sembolünü taşıyan kahramana zarar veremez.
Bu noktada ortaya iki kelime atalım. Kronoloji ve kronometre. Doğru tahmin! Kronos, Yunan mitolojisinde zamanın sembolüdür.
Şimdi sembol dilini tercüme edelim: Zaman her şeyi öğütebilir ama bilgeliği asla.
Şimşek, bin yıllar sonra kıtaları aşacak ve Amerika’da kendisini gösterecektir. Elinde uçurtmasıyla fırtınalı havada elektriği yakalayan Benjamin Franklin, şimşeğin modern dünyadaki efendisi rolünü üstlenecek ve pozitif bilimin büyük kahramanları arasına girecektir.
Ve günlük dile yerleşen “Kafamda bir şimşek çaktı” gibi ifadeler, sembolü sonsuzluğa taşıyacaktır.