Hint mitolojisi, dünyaca ünlü bir ustanın emrinde harp tekniklerini öğrenen genç bir prensten söz eder. Eğitiminin sonunda Beş Silahlı Prens ünvanını alan bu genç adam, ordusuna katılmak üzere kral babasının şehrine dönerken bir ormanın kenarına gelir. Yakınlardaki köyün sakinleri onu uyarır: “Saygıdeğer prens, bu ormana girmeyin. İçinde bir dev yaşar ve gördüğü herkesi öldürür.”
Prens bu sözlere aldırmaz ve yoluna devam eder. Az sonra devle karşılaşır. Dev ona “Dur!” der, “Benim esirimsin.”
Ancak prens ne kaçacak ne de teslim olacaktır. Dövüşmeyi ve gücünü sınamayı tercih eder. Beş silahının beşini de kullanır. Ne var ki devin teninde bir çizik bile açamaz.
Devamı…
Kategorisi: Mitoloji | 05 Mayıs 2009 | Yorum yok. »

“Napoléon’un Waterloo’da kazanması mümkün değil miydi? Cevabımız hayır. Peki, neden? Wellington ya da Blücher yüzünden mi? Hayır, Tanrı yüzünden. (…) Çünkü Tanrı kendisinden büyük bir kahraman yaratmak istemez.”
Victor Hugo
Kategorisi: Gündem | | Yorum yok. »
TV yayıncılığının yepyeni bir boyuta taşınmakta olduğu, artık sokaktaki vatandaş da dahil olmak üzere herkesin malumu. Sektör büyük çaplı değişimlerin eşiğinde. Digiturk, D-Smart ve IPTV gibi dijital video platformlarının geleceğin televizyonu olduğu söylenip durmakta.
Bu iddialı söylemlerin ve devrim vaatlerinin içeriğiyse ne yazık ki yalnızca sıradan vatandaş tarafından değil, sektörün çeşitli kademelerinde çalışanlar tarafından da henüz yeterince anlaşılamadı. Oysa en büyük değişimler, kameraların arkasında gerçekleşecek.
Bu yazıda, yeni yayın teknolojilerinin yaratacağı sonuçları hem izleyici hem de sektör çalışanları için ele almaya çalışacağım. Ortaya biraz karamsar bir tablo çıkacak ama yine de işlerin ne hale geleceği hakkında şimdiden bir fikir sahibi olmak herkesin yararınadır diye düşünüyorum.
Devamı…
Kategorisi: Akademik, Gündem | 30 Nisan 2009 | 2 Yorum var. »

Bu öyküye, İnternet’te gezinirken, yazarı Utku Tönel‘in Edebiy.at adlı blogunda rastladım ve okuduktan sonra derhal bir eleştiri, daha doğrusu yorum metni kaleme almam gerektiğini hissettim.
Böylece hem öykünün tanıtımına yardımcı olabilirim, hem de çabalarının birileri tarafından ciddiyetle takip edildiğini göstererek, yazarı daha fazla ürün vermeye teşvik edebilirim diye düşündüm.
Vakit kaybetmeden başlayalım…
Görünmez El, uzun yıllar boyunca taksicilik yapan kahramanımız Murat’ın emeklilik hakkını kazandığı gün başlıyor. Komşusu Ozan’ın ve gizemli bir hırsızın da eşliğinde okuru, geleceğin, hem de epey bir geleceğin İstabul’unda keşfe çıkarıyor.
Devamı…
Kategorisi: Keşif, Öykü | 23 Nisan 2009 | 3 Yorum var. »
Türkiye’de fantazya ya da bilim-kurgu temalı yaratıcı yazarlığa yakınlık hisseden insanlar için ne yazık ki ciddi boyutlarda kaynak sıkıntısı mevcut. Bu alanda çalışma yapmak isteyen insanların büyük çoğunluğunun İngilizceye hakim olması bir avantajsa da, araştırma merakımızın çocukluktan itibaren eksik bırakılması, yabancı kaynaklara ulaşmak noktasında isteksizliğe ve eylemsizliğe neden oluyor.
İşte bu ve bunun gibi sorunların bir parça olsun üstesinden gelebilmek için Konvansiyon bünyesinde, okuma önerilerinin ötesine geçen, hazır kaynaklara yer vermek istiyorum. Ve bu amaçla, çok değerli bir çaba olarak gördüğüm, Patricia C. Wrede’nin, Fantasy Worldbuilding Questions adlı belgesini Türkçe’ye çevirmekteyim.
Konuyla ilgilenenleri, proje ana sayfasına davet ediyorum. Bundan mutlaka faydalanın.
Kategorisi: Akademik, Keşif, Mitoloji | 22 Nisan 2009 | 1 Yorum var. »