<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Konvansiyon</title>
	<atom:link href="http://www.konvansiyon.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.konvansiyon.net</link>
	<description>Mitoloji, sanat ve biraz da hayat üzerine...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2009 19:26:51 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Güzellik</title>
		<link>http://www.konvansiyon.net/guzellik/</link>
		<comments>http://www.konvansiyon.net/guzellik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 19:04:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Majel Barett]]></category>
		<category><![CDATA[Star Trek]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay Yolu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.konvansiyon.net/?p=974</guid>
		<description><![CDATA[Star Trek için hazırlanan ilk pilot bölüm olan The Cage'den bir kare: 1 Numara rolünde Majel Barett...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-975 aligncenter" title="Majel Barett" src="http://www.konvansiyon.net/wp-content/uploads/2009/08/Majel-Barett.jpg" alt="Majel Barett" width="500" height="335" /></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong><span style="color: #000000;">Majel Barett&#8230;</span></strong></em></p>
<p><a href="http://www.konvansiyon.net">Konvansiyon</a>.</p>.]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.konvansiyon.net/guzellik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Art of the Title Sequence</title>
		<link>http://www.konvansiyon.net/art-of-the-title/</link>
		<comments>http://www.konvansiyon.net/art-of-the-title/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 20:54:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Art of the Title Sequence]]></category>
		<category><![CDATA[jenerik]]></category>
		<category><![CDATA[koleksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.konvansiyon.net/?p=936</guid>
		<description><![CDATA[Sinema filmi jenerikleri üzerine çok başarılı bir koleksiyon.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bazı kaynaklar var ki odaklandığı konuyla doğrudan ilgili olmayan kimseler için bile oldukça ilgi çekici.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.artofthetitle.com/" target="_blank"><span style="color: #000000;">Art of the Title</span></a></span><span style="color: #000000;"><a href="http://www.artofthetitle.com/" target="_blank"><span style="color: #000000;"> Sequence</span></a></span></span></strong><span style="color: #000000;">, kaliteli ve özgün sinema jeneriklerini derleyen bir koleksiyon. Evet, koleksiyon diyorum çünkü bir web sitesinden kesinlikle çok daha fazlası. Bünyesine dahil ettiği her bir jeneriğin hem SD hem de HD kalitesinde sunumunu yapmanın ötesinde, jeneriğin tasarım ve yapım süreçleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler veren, eserin altında imzası bulunan grafik sanatçılarla röportajlar yayınlayan geniş çaplı bir çalışma. Yoğun ve rafine bir emeğin ürünü.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bir örnekle birlikte kapatırken ilk cümleme geri döneyim, grafik sanatlarla yahut video yapımıyla ister ilgilenin, ister ilgilenmeyin, ama bu siteyi mutlaka ziyaret edin. Sizin de takdir edeceğinizden eminim.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><p><a href="http://www.konvansiyon.net/art-of-the-title/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></span></p>
<p style="text-align: center;">
<p><a href="http://www.konvansiyon.net">Konvansiyon</a>.</p>.]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.konvansiyon.net/art-of-the-title/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.artofthetitle2.com/media/film/2009/a_kiss_from_tokyo_480p.mov" length="25770885" type="video/quicktime" />
		</item>
		<item>
		<title>Gila Canavarı ve Şahmeran</title>
		<link>http://www.konvansiyon.net/gila-canavari-ve-sahmeran/</link>
		<comments>http://www.konvansiyon.net/gila-canavari-ve-sahmeran/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2009 14:24:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bilgelik]]></category>
		<category><![CDATA[gila canavarı]]></category>
		<category><![CDATA[Hipokrat]]></category>
		<category><![CDATA[kolektif bilinçaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Şahmeran]]></category>
		<category><![CDATA[şifa]]></category>
		<category><![CDATA[zehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.konvansiyon.net/?p=906</guid>
		<description><![CDATA[İsmen hepimizin bildiği Şahmeran ve Navaho mitolojisinin şifacısı gila canavarı arasında şaşırtıcı benzerlikler mevcut.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>Navaho</strong> inancında şifa verme gücü, <strong>gila canavarı</strong> (hila diye okunur) adındaki bir sürüngene atfedilir. Bu hayali bir varlık değildir. Kendisine doğada rastlanabilir. Ancak üzerine inşa edilmiş mitolojik bir öykü mevcuttur.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-911" title="Gila Canavarı" src="http://www.konvansiyon.net/wp-content/uploads/2009/07/Gila-Canavari.jpg" alt="Gila Canavarı" width="500" height="300" /><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Buna göre, bir kişi hastalandığında gila canavarı onu parçalarına ayırıp sonra birleştirerek iyileşmesini sağlar. Kişinin bedeni ayrık durumdayken <strong>kanı karıncalar</strong> tarafından, <strong>gözleri</strong> ve <strong>kulakları Güneş</strong> tarafından, <strong>aklı</strong> ise <strong>Konuşan Tanrı</strong> ve <strong>Polen Çocuk</strong> tarafından bir araya getirilir. Ve kişi hayata döner. <strong> </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kalın yazdığımız sembolleri teker teker okuyacağız. Ama önce bir noktaya dikkat çekmekte yarar var: Gila canavarı doğadaki en güçlü zehire sahip hayvanlardan biridir. Bu senaryoyu bir yerden hatırlıyoruz değil mi? <strong>Hipokrat</strong> da, yine zehirli bir sürüngeni, yani yılanı, şifanın sembolü olarak kullanmıştı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Peki Hipokrat&#8217;a bu sembol kimden miras kalmıştı?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kısaca yanıt verelim: <strong>Sümerliler</strong>. Anadolu&#8217;nun çeşitli noktalarında hala görebileceğiniz birbirine dolanmış iki yılan figürü, ilk kez 5 bin yıl kadar önce, Sümerlilerin sağlık ve üreme tanrısı <strong>Ningişzida</strong>&#8216;ya atfen kullanıldı. Sonraları aynı sembol, Romalıların Batı Anadolu&#8217;daki kolonilerinde yine bir sağlık tanrısını, <strong>Asclepius</strong>&#8216;u temsil etti. Hipokrat&#8217;la kurulan bağ şimdi daha açık olmalı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ama gila canavarıyla Anadolu kökenli mitolojilerde bulunan yılan figürü arasındaki en güçlü benzerlik, hepimizin ismen bildiği <strong>Şahmeran</strong>&#8216;da kendisini gösteriyor. Karşılaştırmalı bir çalışma, bize oldukça şaşırtıcı sonuçlar verebilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-906"></span>Önce gelin, gila canavarının sembollerini okuyalım. Sonra Şahmeran&#8217;ın öyküsünü anlatırken ortak noktalar kolayca dikkatinizi çekecek.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Kanı karıncalar tarafından&#8230;&#8221; </strong>Yalnızca bizim kültürümüzde değil, dünyanın neredeyse tüm kültürlerinde karınca, <strong>çalışkanlığı</strong> temsil eder.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Gözleri ve kulakları Güneş tarafından&#8230;&#8221;</strong> Bu iki organa dikkat. Her ikisi de insanın dış dünyayla iletişim kurmasında başrol oynayan, yegane veri alma araçları. Ve başta Güneş olmak üzere ışık yayan nesneler, pek çok kültürde <strong>bilginin</strong> sembolü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Aklı ise Konuşan Tanrı ve Polen Çocuk tarafından&#8230;&#8221;</strong> Tanrının konuşma işlevinin ön plana çıkarılması önemli. Burada diyalog unsurundan söz etmek mümkün. Tabii 11 Eylül sonrası ciklet gibi çiğnenen diyalog sloganları konumuz değil. Burada <strong>bilginin paylaşılması ve farklı kaynaklarla muhakeme edilip zenginleştirilmesi</strong> çabası geçerli. Ya Polen Çocuk? Polen bir üreme organizması. Ve üreme organizmaları genellikle iki anlamda kullanılır: <strong>yaratıcılık ve üretkenlik</strong>. Buna günümüzde de rastlamak mümkün. Yaratıcılığa doğrudan dayanan mesleklerde yeni fikirlerin doğmasına yol açabilecek fikirlere <strong>&#8220;dişi fikir&#8221;</strong> dendiğine sıklıkla rastlarız.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şimdi açıkça söyleyebiliriz ki Navaholar, bu öyküyle kişilere ve toplumlara bir yol, bir formül sunuyor: <strong>Çalışkan ve bilgili olun. Bilginizi paylaşarak zenginleştirin. Yaratıcılığınız ve üretkenliğinizle işleyin. O zaman sağlıklı/bilge olursunuz.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Pekala, sıra Şahmeran&#8217;da.</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-930" title="Sahmeran" src="http://www.konvansiyon.net/wp-content/uploads/2009/07/Sahmeran.jpeg" alt="Sahmeran" width="500" height="347" /><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Aslında bu öykü hakkında farklı kaynaklar farklı konuşuyor. Öykünün akışı okuduğum metinlerde değişkenlik gösteriyordu. Güvenilir kaynağın hangisi olduğu, araştırmaya değer bir konu. Yine de incelediğim tüm kaynaklarda Şahmeran üç ortak ve sembolik özellik taşıyor. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bunlardan birincisi, onun <strong>zehirli</strong> oluşu. Eh, insan başına ama yılan bedenine sahip biri için bu olağan bir durum. Öyküdeki kötü kalpli veziri bu yönüyle öldürüyor.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İkincisi, <strong>şifa</strong> dağıtması. Öyküdeki hasta sultan, bu sayede iyileşiyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Üçüncüsüyse <strong>sırların ve bilgeliğin koruyucusu</strong> konumunda bulunması. Şahmeran&#8217;ın aşık olduğu genç adam, Camsab, tüm kaynaklarda dünyanın en bilge kişisine dönüşüyor. Kimileri bu bilgeliğiyle yeni vezir ilan edildiğini söylüyor, kimileri onun şifa dağıtmaya ilişkin tüm bilgilere sahip olarak Lokman Hekim&#8217;e dönüştüğünü&#8230; Ama sonuç aynı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Zehir, şifa ve bilgelik&#8230; Çok benzer niteliklere sahip iki ayrı sürüngen, dünyanın iki ucunda aynı kavramların sembolü olarak mitolojik karakterler haline gelmiş. Daha da ilginci, defne ağacının hem Helen hem de Aborjin mitolojisinde iffetin sembolü olarak kullanılması gibi, bu durumun birden fazla örneği var. Kolektif bilinçaltı kavramının daha da fazla incelenmesinde yarar olduğu açık.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Provokatif bir soruyla bitireyim: Nükleer teknoloji hakkındaki klişe tartışmayı hepimiz biliriz. <strong>Bomba</strong> olarak da kullanmak mümkün, <strong>tıp ve enerji</strong> alanlarında da. Öyleyse, hangi amaçlarla kullanılacağına karar vermemizi sağlayacak <strong>bilgeliğe</strong> sahip olmalıyız.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Acaba bu öyküler, teknolojinin nasıl kullanılması gerektiği hakkında felsefi/ahlaki birer öğreti işlevi üstlensin diye de üretilmiş olabilirler mi?</span></p>
<p><a href="http://www.konvansiyon.net">Konvansiyon</a>.</p>.]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.konvansiyon.net/gila-canavari-ve-sahmeran/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geek Kültürü</title>
		<link>http://www.konvansiyon.net/geek-kulturu/</link>
		<comments>http://www.konvansiyon.net/geek-kulturu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2009 09:58:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[Keşif]]></category>
		<category><![CDATA[çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[geek]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Lars Konzack]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[nerd]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.konvansiyon.net/?p=890</guid>
		<description><![CDATA[Lars Konzack'ın geek kültürü üzerine yazdığı bir makalenin bendeniz tarafından hazırlanan Türkçe çevirisi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Geek kültürü, dünyada hızla yükselen ve her gün daha çok insanı bünyesine katan bir kültür. Geçmişte hiç olmadığı kadar görünür hale gelmeye, varlığını ve ağırlığını hissettirmeye başladı. Big Bang Theory gibi, dünyanın pek çok ülkesinde ilgiyle izlenen bir dizi, bütünüyle bu kültüre adanmış durumda. Amerikan Savunma Bakanlığı&#8217;nın raporlarında bu insanların geliştirdiği kültürden ve çalışma alışkanlıklarından faydalanılması gerektiğine ilişkin tespitler <a href="http://www.dtic.mil/cgi-bin/GetTRDoc?AD=ADA497905&amp;Location=U2&amp;doc=GetTRDoc.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">yer alıyor</span></strong></a>.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Böyle bir fenomen, elbette akademik çevrelerin de ilgisini çekiyor. Danimarkalı araştırmacı Lars Konzack, konuyla ilgili bir makale yayınlamış. Ben de bunu Türkçeye çevirip, İngilizcesi zayıf insanların da kaynaktan faydalanmasına yardımcı olmak istedim.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yalnız altını çizmem gerekir ki makalenin tamamına katılıyor değilim. Ayrıca bazı eksikleri olduğunu da düşünüyorum. Ancak kabul etmek gerekir ki her araştırma zaten bir ölçüde eksiktir. Ve geek/nerd kültürü araştırmaları, henüz oldukça bakir bir alandır. Dolayısıyla bu aşamadaki bazı sıkıntılara ılımlı yaklaşmak gerekir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ama konunun ciddiyetle ele alınması ve sağlıklı bir şekilde tartışılmasından yanayım. Bu açıdan bakınca, bizlere bir başlangıç olanağı veren bu tip çalışmalara ve sahiplerine teşekkür etme gereği duyuyorum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sözün kısası, top artık okurdadır. Makalenin orijinaline <a href="http://www.vrmedialab.dk/~konzack/GeekCulture.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">buradan</span></strong></a>, benim yaptığım çeviriyeyse <a href="http://www.konvansiyon.net/wp-content/uploads/makaleler/GeekKulturu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">şuradan</span></strong></a> ulaşabilirsiniz. Lars Konzack&#8217;ın blogu da <a href="http://konzack.blogspot.com/" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">şuradadır</span></strong></a>. Sağ sütunda ilgi çekici başka makaleler de var. Bir göz atmanızı tavsiye ederim.</span></p>
<p><a href="http://www.konvansiyon.net">Konvansiyon</a>.</p>.]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.konvansiyon.net/geek-kulturu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Star Trek</title>
		<link>http://www.konvansiyon.net/star-trek/</link>
		<comments>http://www.konvansiyon.net/star-trek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 04:59:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Babylon 5]]></category>
		<category><![CDATA[drama analizi]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Star Trek]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay Yolu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.konvansiyon.net/?p=815</guid>
		<description><![CDATA[Star Trek (Uzay Yolu) dizisinin 43 yıllık tarihi boyunca popüler kalabilmesinin ve adeta klasikleşmesinin nedenlerini irdelemeye çalıştığım bir yazı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu kurguyu nasıl okumalı? Farklı dizilerle 25 sezonu devirmiş ve bunun yanında 11 sinema filmine konu olmuş bir yapıtı çok sevilen bir öyküden ibaret görmek olanaksız. Onu nasıl anlamlandırabiliriz?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Öncelikle bazı tarihi yakınlıklara dikkat çekmenin yerinde olacağına inanıyorum: Denizaltı teknolojisinin 1860&#8242;lı yıllardaki gelişimiyle <strong>Denizler Altında 20 Bin Fersah</strong>&#8216;ın 1870&#8242;teki ilk basımı arasındaki paralellik göze ilk çarpan ayrıntılardan biri. Louis Pasteur&#8217;ün 1885 yılında kuduz aşısını bulmasından yalnızca bir yıl sonra, 1886&#8242;da <strong>Dr. Jekyll Mr. Hyde</strong>&#8216;ın ortaya çıkması da tesadüfi değil elbette. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">1957 yılında Sovyetler Birliği tarafından fırlatılan ilk uydu olan <strong>Sputnik</strong>&#8216;i de 1962&#8242;de NASA&#8217;nın fırlattığı <strong>Telstar</strong> izlemiş ve <strong>Uzay Yarışı</strong> olarak adlandırıalan bu dönem,1966 yılında, Star Trek&#8217;in yolunu açmıştı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yüzeysel düşündüğümüz takdirde bilimsel ve teknolojik gelişmelerin, popüler kültüre malzeme yarattığını söyleyip mevzuyu bu noktada bırakmak mümkün. Ama istiyorum ki konuyu biraz daha eşeleyelim. Zira Star Trek örneği, hem mitolojilerin doğasını okumakta hem de günümüzde yaşanan kimi değişimlerin ayırdına varmakta kullanabileceğimiz güçlü unsurlar içeriyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span id="more-815"></span></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><br />
</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: medium;">Uzay Yolu ve Dünya Siyaseti</span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dizinin Uzay Yarışı&#8217;na ilişkin algılamalara etkisinden söz ederek işe başlayabiliriz.</span></p>
<blockquote style="text-align: justify;"><p><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Tarihin Atılgan ismini asla unutmayacağından emin olalım!&#8221;</strong></span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000000;"><strong>Kaptan Jean-Luc Picard</strong></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bizim <strong>Atılgan</strong> olarak andığımız geminin orijinal isminin <strong>USS Enterprise</strong> olduğunu hatırlayalım ve bu ismi parçalarına ayırarak inceleyelim. <strong>USS</strong> ifadesi, haber bültenlerinde sıklıkla duyabildiğimiz bir kısaltma. Açılımı <strong>United States Ship</strong>, yani <strong>Birleşik Devletler Gemisi</strong>. Bu kısaltma, Amerikan ordusuna ait farklı gemiler ama en çok uçak gemileri için kullanılıyor. Nitekim, bugün Amerikan Deniz Kuvvetleri&#8217;nin envanterinde aynı ada sahip bir gemi bulunuyor. Ve bu gemi 1961 yılından beri aktif görevde. </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><img class="size-full wp-image-855 aligncenter" title="USS Enterprise" src="http://www.konvansiyon.net/wp-content/uploads/2009/07/USS-Enterprise-Small.jpg" alt="USS Enterprise - Small" width="500" height="166" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dizideki USS Enterprise gemisinin açılımıysa <strong>United Space Ship</strong>. Bu uzay gemisi, artık <strong>United Earth</strong> diye bilinen ve Dünya&#8217;nın her yanına egemen olan tek devlete aittir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Peki Enterprise sözcüğünde dikkatimizi çekmesi gereken ne? Enterprise, İngilizcede girişim, atılım ve serüven gibi kavramların karşılığı olarak kullanılıyor. Ve nitekim, her bölümün başında Kaptan Kirk, geminin görevini şöyle tanımlıyor: </span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>Geminin beş yıllık görevi, yeni gezegenleri keşfetmek, bilmediğimiz yaşam formlarını ve medeniyetleri aramak, kısacası, daha önce hiçbir insanın gitmediği yerlere gitmektir.</strong></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Öyleyse Atılgan sözcüğünün isabetli bir çeviri olduğunu söylemek mümkün. Ancak gözden kaçırılmaması gereken, Enterprise sözcüğünün aynı zamanda <strong>&#8220;ticari girişim&#8221;</strong> anlamında da kullanıldığıdır. Biz de iş adamlarına <strong>&#8220;girişimci&#8221;</strong> demiyor muyuz?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Özetleyelim. Dizinin kurgusunda Dünya, tek devletin bayrağı altında birleşmiş ve Enterprise, yani Atılgan kadar Girişim olarak da okunabilecek bir gemi tarafından temsil edilmektedir. Amerikan kültür endüstrisi, bu diziyle Soğuk Savaş&#8217;ın sonucuna ilişkin bir öngörüde bulunmaktadır. Üstelik daha da ileri gitmekte ve gelecekte tüm gezegenin ABD&#8217;nin temsil ettiği değerler çerçevesinde şekilleneceğini iddia etmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dizinin kurgusuyla dönemin siyasi koşulları arasındaki paralelliği yeterince açıklığa kavuşturduk diye düşünüyorum. Ayrıntılara indikçe, özellikle de karakterlerin etnik kökenlerine odaklandıkça, saptamalarımızı destekleyecek pek çok örnek üretebiliriz ama bu kadarı yeterli. Durum ortada.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ancak hala eksik olan noktalar var. Bu kurgu nasıl oldu da Uzay Yarışı&#8217;nın, hatta Soğuk Savaş&#8217;ın bile geride kaldığı günümüzde hala seviliyor ve yeni yapımlarla varlığını sürdürüyor? Siyasi okumalar, bu olguyu açıklamakta yetersiz. En başta kısaca dile getirdiğimiz, bilimsel ve teknolojik ilerlemelerle popüler kültür arasındaki ilişkiyi biraz derinleştirmek, yeni bir takım alanları aydınlatabilir.</p>
<p><a href="http://www.konvansiyon.net">Konvansiyon</a>.</p>.]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.konvansiyon.net/star-trek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
